Soğucak'ta tarihi eser yok denebilir. Sadece köyün ilk kuruluş yıllarında köy sakinleri tarafından yapılmış büyük çeşme halen durmakta ve suyu akmaktadır. Köyün sembolü halindeki bu çeşme maalesef aslına uygun restore edilmediği için eski yapıdan birşey görülmemektedir. Orijinal çatısının üzerine yeni beton dökülüp yenilenmiş, duvarları sıvanıp kalebodurla kaplanarak bugünkü görünümü verilmiştir.

Köyün yukarısında, Mehmet Baş'ın evinin yanındaki çeşme yine köyün kuruluş yıllarında yapılmış ve o zaman civar köylülerin 'İçmeler' olarak kullandıkları şifalı bir su olarak bilinen yukardaki çeşme basit bir duvar olarak yapılmış, halen suyu akmakta fakat evlerde şebeke suyu olduğu için bu çeşme suyu şu anda halk tarafından kullanılmamaktadır.
Soğucak Çeşmesi; köye girişteki büyük çeşmenin kaynağı, 'Soğucak Yanı' denilen bölgede, köyün güneyindeki Ali Zorlu'nun arazisi ile ... tarlalarının sınırından çıkmakta, oradan su kendi akımı ile büyük çeşmeye gelmektedir. Su kaynağının hemen yakınında, yolun kenarına, çevredeki tarlalarda çalışanların, yolcuların ve piknik yapanların, tarlalarda çalıştırılan veya otlatılan hayvanların kullanabilmesi için küçük bir çeşme yapılmış, etrafı orman ve fındık bahçeleri ile çevrili bu çeşme çok itibar görmektedir. Köyün karşı mahallesinden Kurudil köyü istikametine doğru giderken Necmettin Akyol'un evinden 300 metre ilerde eski Kurudil yolu üzerindedir. Piknik yapabileceğiniz çok güzel bir yerdir.

Tarihi diyebileceğimiz köyde maalesef fazla birşey kalmamıştır. Eski yapılar yıkılıp yerine yenileri yapılmış. Köyün kuruluşundan kalma 5 tane ağaç vardır. Biri mezarlıkla okul arasındaki meşe ağacı, 4 tane de Recep Yıldız'ın bahçesindeki dut ağaçları.
